Noter Belgeleri Ve Bonolarda Karekod Zorunlu Olacak
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan 12. Yargı Paketi kapsamında, noterler tarafından düzenlenen belgeler ile kişilerce düzenlenen bonolarda karekod bulundurulması zorunlu hale getiriliyor. Düzenleme ile yargı süreçlerinin hızlandırılması ve dolandırıcılık suçlarının önüne geçilmesi hedefleniyor.
12. YARGI PAKETİNDE SONA GELİNDİ
Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 7 kanunda değişiklik ve düzenleme içeren taslak metin toplam 32 maddeden oluşuyor. Son şeklinin verilmesinin ardından paketin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması bekleniyor. Düzenlemelerle hukuk yargılamalarının etkinliğinin artırılması amaçlanıyor.
NOTER YARDIMCILIĞI KURUMU KURULUYOR
Taslak metne göre Noterlik Kanunu’nda yapılacak değişiklikle “noter yardımcılığı” kurumu ihdas edilecek. Hukuk fakültesi mezunu ve noterlik belgesine sahip kişiler, noter yardımcısı olarak görev yapabilecek. Birinci sınıf noterliklerde noter yardımcısı istihdamı zorunlu olurken, diğer noterliklerde bu uygulama isteğe bağlı olacak.
NOTER BELGELERİNDE KAREKOD ZORUNLU HALE GELECEK
Düzenlemeyle birlikte noterler tarafından düzenlenen tüm belgelerde karekod bulunması zorunlu olacak. Belgelerin içeriği ve geçerliliği, Türkiye Noterler Birliği’ne ait uygulama veya internet sitesi üzerinden karekod okutularak doğrulanabilecek. Bu sayede sahtecilik girişimlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
KAREKODSUZ BELGE BONO SAYILMAYACAK
Paket kapsamında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun bono ve emre yazılı senetlere ilişkin 776. maddesinde de değişikliğe gidiliyor. Buna göre, bonoların karekodlu olarak düzenlenmesi zorunlu hale getirilecek. Karekod içermeyen belgeler, bono vasfı kazanamayacak.
Karekodlu bononun oluşturulacağı sistemin hangi kurum veya kuruluş tarafından kurulacağı ise Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılacak tebliğle belirlenecek.
YARGITAY’IN BOZDUĞU DAVALARA ÖNCELİK
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, Yargıtay’ın bozma kararı verdiği davalar mahkemelerce öncelikli olarak ele alınacak. Böylece yargılama sürelerinin uzamasının önüne geçilmesi ve makul sürede yargılanma hakkının korunması amaçlanıyor.
Ayrıca Yargıtay’ın temyiz incelemesi yaptığı dosyalarda, ilk derece mahkemelerinin “görevsizlik” veya “yetkisizlik” gerekçesiyle bozma kararı veremeyeceği de hüküm altına alınıyor.
